İçeriğe geç
MALATYA
Malatya Haber Hattı
15:56:40
Sıcak Gelişme 15:56:40
Teknoloji

Kültürel Mirasta Kapsayıcılık: Erişimden Katılıma Uzanan Yeni Bir Bakış

TÜBA'nın iNCLUSION kitabı, kültürel mirasta kapsayıcılığı erişimden katılıma uzanan bir perspektifle ele alıyor.

MALATYA 3 dk

Kültürel Mirasta Kapsayıcılık: Erişimden Katılıma Uzanan Yeni Bir Bakış

TÜBA tarafından yayımlanan “iNCLUSION in the Cultural Heritage Sector” başlıklı eser, kültürel mirasın herkes için erişilebilir, anlaşılır ve katılıma açık hâle getirilmesine yönelik bilimsel yaklaşımları, uluslararası örnekleri ve uygulama modellerini bir araya getiriyor. Prof. Dr. Muzaffer Şeker ve Doç. Dr. Kevser Çınar editörlüğünde hazırlanan kitap, kapsayıcılığı yalnızca fiziksel erişim koşullarıyla sınırlamıyor; engelli bireylerin ve farklı nedenlerle kültürel yaşamda güçlük yaşayan grupların deneyimlerini, temsillerini ve karar alma süreçlerindeki rollerini merkeze alıyor.

Yayın, müze yöneticilerinden kültürel miras uzmanlarına, turizm profesyonellerinden mimarlara, şehir plancılarından dijital teknoloji geliştiricilerine ve kamu politikası uzmanlarına kadar geniş bir kitleye hitap eden kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak tasarlandı. Eser, TÜBA koordinasyonunda yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus+ programı tarafından ortak finanse edilen iNCLUSION projesinin bilimsel çıktıları arasında yer alıyor. Proje kapsamında yükseköğretim öğrencilerinin engelli bireylere yönelik dönüştürücü kültürel deneyimler oluşturma kapasitelerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Farklı Disiplinlerin Ortak Paydası

Kültürel miras turizmi, müzecilik, eğitim, mimarlık, iletişim, dijital beşerî bilimler ve kamu politikaları, kapsayıcılık ekseninde bir araya getirildi. Bölümlerde kuramsal tartışmaların yanı sıra literatür incelemeleri, kurumsal deneyimler, uygulama örnekleri ve saha çalışmalarına dayanan değerlendirmeler yer alıyor.

Kitapta kültürel miras turizminde erişilebilirlik ve insan refahı, teknolojinin kapsayıcı deneyimlerdeki rolü, kültür kurumlarında katılım, engelli bireylere yönelik dijital hikâye anlatıcılığı ve kapsayıcı eğitim gibi başlıklar ele alınıyor. Görme engelli bireyler için dokunsal tezhip ve hat sergilerinden çok duyulu müze tasarımına, oyun temelli erişilebilirlik yaklaşımlarından çocukların kültürel mirasla buluşturulmasına kadar çeşitli uygulamalar inceleniyor.

Erişilebilirlikten Fazlası

Eser, evrensel tasarımla öğrenme, kapsayıcı yükseköğretim, tarihî kent merkezlerinde sürdürülebilir ulaşım, göç ve aidiyet ilişkisi, kültürel peyzajlarda dışlanma ve kapsayıcı müze politikaları gibi konuları da kapsıyor. Bu çeşitlilik, kapsayıcılığın yalnızca binaların fiziksel özellikleriyle değil; ulaşım sistemleri, kurumların çalışma biçimleri, kültürel anlatılar, dijital içerikler ve hangi toplulukların hafızasına yer verildiğiyle de ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Kültürel Mirasta Katılımın Önemi

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, kitabın sunuş yazısında kültürel mirası geçmişten devralınan bir birikimin ötesinde ortak hafızanın, kimliğin, öğrenmenin ve toplumsal katılımın alanı olarak tanımlıyor. Şeker, kültürel mirasın değerinin herkesin bu mirasa erişebilmesi, onu yorumlayabilmesi ve ona katkıda bulunabilmesiyle güçlendiğine dikkat çekiyor. Kapsayıcılığın yalnızca sosyal adalet meselesi olmadığını, aynı zamanda bilimsel ve kurumsal bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Şeker, kurumların erişilebilirliğini yalnızca mevzuata uyum üzerinden değerlendirmenin yeterli olmadığını belirtiyor.

Erişim Tek Başına Yeterli Değil

Doç. Dr. Kevser Çınar, önsözünde kültürel mirasa erişimin temel bir kültürel hak olduğunu, ancak erişimin tek başına kapsayıcılığı sağlamadığını ifade ediyor. Çınar’a göre bir kişinin müzeye girebilmesi ya da dijital içeriğe ulaşabilmesi, o kişinin kültürel anlatılarda temsil edildiği ya da karar süreçlerinde söz sahibi olduğu anlamına gelmiyor.

Çınar, yapay zekâ, dijital hikâye anlatıcılığı, sanal ve artırılmış gerçeklik, oyunlar, podcast’ler, açık veri ve çok duyulu arayüzlerin kültürel mirasa erişimi genişletebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte teknolojinin kendiliğinden kapsayıcı olmadığını vurguluyor. Uygulamaların değeri; nasıl tasarlandıklarına, hangi deneyimleri temsil ettiklerine, farklı ihtiyaçlara sahip kullanıcılar için erişilebilir olup olmadıklarına ve kullanıcıların geliştirme süreçlerine katılıp katılmadıklarına bağlı bulunuyor.

Anahtar KelimelerKültürel MirasTÜBA
Bu Haberi Paylaş

En Çok Okunanlar

  1. DOLUNAY Projesiyle Dolandırıcılıkta Şüpheli Para Transferleri Engellenecek
  2. TÜBA Başkanı Şeker: Bilimsel Üretimin Temelinde Etik ve Sorumluluk Var

Benzer Haberler

Haber Akışı

  1. İnternet alışverişinde teknik kod aramaktan yorulan tüketicilere yapay zeka kolaylığı
  2. Belediyelerde Su Kaybı Azaltma Çabaları Sonuç Verdi